Haberler
Erman Özdemir
/ Categories: Haberler

TARIMA YAKLAŞIM PROFESYONELLEŞTİKÇE BAŞARI ARTACAK

TARIMA YAKLAŞIM PROFESYONELLEŞTİKÇE BAŞARI ARTACAK
2017 yılı itibariyle Türkiye’deki organizasyonunu geliştirmeye başlayan FMC, bitki koruma ve bitki besleme pazarının yeni başrollerinden biri oldu. Uzun yıllardır firmanın tarım sektörüne odaklanmış olduğuna dikkat çeken FMC Türkiye Müdürü Tahir Ertan, Türkiye tarımına sunduğu yenilikleri, organizasyon yapısını ve iddialı oldukları ürün gruplarını anlatıyor.

FMC’nin global yapılanmasından bahseder misiniz? Hangi ülkelerde faaliyet gösteriyor? En güçlü olduğu ülkeler ve ürün grupları hangileri?

1883 yılında kurulan FMC, merkezi ABD-Philadelphia’da olan bir firma. İlk dönemlerinde ilaçlama makineleri ve ekipmanları ile faaliyete başlamış. 1928 yılında ilk defa San Francisco borsasına açılmış. FoodMachineryCorporation’ın kısaltması olan bugünkü FMC ismini de o zaman alıyor. 2000’li yıllara kadar firma bünyesinde çok sayıda faaliyet alanı olmuş. 2000’lerden sonra ise FMC’nin ağırlıklı olarak kimyasallara odaklandığını söyleyebiliriz. Günümüze geldiğimizde, FMC’nin Tarımsal Çözümler ve bugünlerde çok popüler olan elektrikli araçların pillerinde de kullanılan bir malzeme olan Lityum ile ilgili iş birimi olarak 2 ana faaliyet alanı olduğunu görüyoruz. FMC’nin yıllık cirosunun büyük bir kısmı ise Tarımsal Çözümler bölümünden geliyor. Tarımsal Çözümler iş biriminin altında da iki bölüm var; biri bitki koruma ürünleri, diğeri de bitki sağlığı iş birimi. Onun altında da bitki besleme ürünleri, tohum ilaçları ve biyolojik ürünler bulunuyor. Dünya genelinde farklı bölgelerde 26 üretim tesisi ve 23 tane de Ar-Ge merkezimiz mevcut. Yalnızca tarımla ilgili iş birimini göz önünde bulundurursak da dünya çapında 5 binin üzerinde FMC çalışanı bulunuyor.

2017 yılında alınan bir kararla FMC olarak dünya ve Türkiye pazarında önemli bir aktör haline geldiniz. Bu süreçten kısaca bahseder misiniz?

Aslında FMC yıllardır global tarım sektörü içerisindeki en önemli oyunculardan biriydi, bugün bu konumunu daha da güçlendirdiğini söyleyebiliriz. FMC’nin Tarımsal Çözümler biriminin bugüne kadar Türkiye’de doğrudan bir organizasyonu yoktu. Ürünler farklı firmalar tarafından Türkiye pazarına sunuluyordu. Bu yüzden bazı ürünleri çok iyi bilinse bile, FMC Türkiye’de çok göz önünde olan bir firma değildi; büyüklüğü ve markası Türkiye’deki üreticiler, bayiler ya da sektördeki diğer ortaklar tarafından çok gözlenemiyordu. Ancak geçtiğimiz yıl DuPont Bitki Koruma iş biriminin dünya çapında önemli miktardaki ürünlerinin, bağlı üretim ve araştırma tesisleri ile birlikte satın alınıp bünyemize katılmasıyla, Türkiye organizasyonumuz da kurulmuş oldu. Bundan sonraki faaliyetlerimizle birlikte yalnızca ürünler değil, FMC markası da Türkiye tarım sektörünün çok daha fazla duyacağı bir isim haline gelecek.

Pazarda kendinizi nasıl konumluyorsunuz? Türkiye ve global pazar açısından ayrı ayrı yanıtlar mısınız?

FMC, Ar-Ge’ye ciddi miktarda kaynak ayırıyor. Araştırma istasyonları, know-how’ı ve çalışanları ile insanlığın artan gıda ihtiyacını karşılamak için birim alandan yüksek verim alma zorunluluğu gibi sorunları çözebilmek için yeni ürünler geliştirme noktasında kapasitesi çok yüksek bir firma. Bunun yanında üreticilere sunduğumuz ek hizmetler de var. Buna en iyi örnek Evalio® AgroSystems olabilir. İsteyen kişilere ücretsiz olarak verilen bir hizmet olan Evalio® AgroSystems’de zararlıların tespiti yapılıyor. İsteyen kişiler web adresine girip, kendi bölgelerindeki zararlıların popülasyonunu takip edip, ilaçlama zamanına karar verebiliyor. Dolayısıyla bizler bu hizmet sayesinde mümkün olan en iyi ilaçlama zamanının tahminini yapılabiliyoruz. Bu sayede sezon içerisindeki ilaçlama sayısını azaltmaya çalışıyoruz, girdi maliyetlerinin düşürülmesine yardımcı olmuş ve ürünün etkinliğini de arttırmış oluyoruz. Sağladığımız bu tip hizmetlerle bulunduğumuz pozisyonu da farklılaştırıyoruz. Ayrıca FMC; yeni ürünlerin yanı sıra pazarda mevcut birçok ruhsatlı ürünü kendi üretim tesislerinde, uzmanı olduğu üstün formülasyonlar ve kalite ile, dünyanın birçok ülkesindeki fabrikalarının üretim kapasiteleri sayesinde rekabetçi fiyatlarla pazara sunabilme kabiliyetinde olması sayesinde de farklılaşıyor.

FMC’nin sahip olduğu bitki besleme ürünleri, Türkiye pazarı içerisinde ağırlık noktalarınızdan biri olacak mı?

FMC’nin bitki besleme alanında önemli imkânları var. Sahip olduğu bitki besleme ürünleri, farklı distribütörler aracılığıyla hali hazırda Türkiye pazarında aktif olarak bulunuyor. Biz de şu an tıpkı bitki koruma ürünleri gibi bitki besleme ürünlerimizin de tescil çalışmalarını sürdürüyoruz. Bitki besleme ürünlerini kendi üretim tesislerimizde FMC kalitesi ile üretiyoruz ve Türkiye pazarında yeni tescillenen ürünlerin kısa sürede üreticiler tarafından benimseneceğini düşünüyoruz.

FMC markası sizde nasıl bir duygu uyandırıyor? Kısaca bahseder misiniz?

FMC, birbirinden farklı çok sayıda iş birimi olan bir firma değil. Yıllar içerisinde farklı iş birimlerinin hepsini elden çıkartarak, satın alma faaliyetlerinde bulunup tarıma odaklanmış bir firma. Özellikle 2000’lerden bu yana tarım sektörüne daha çok önem vermiş. Bu şekilde odak noktasında tarım sektörü olan bir firma haline gelmiş. Bugün firmanın tüm çalışanları bu durumun rahatlığını yaşıyor. Şirket bütün fonksiyonları ile tarıma odaklanmış ve aynı dili konuşuyor durumda. Bu anlamda FMC bende hissiyat olarak hız ve atiklik gibi kavramlar uyandırıyor. Şirketin dinamik bir yapıda olduğunu söyleyebilirim. Türkiye pazarında geçirdiğimiz 2-3 aylık sürede dahi bu konuda aldığımız çok güzel geri dönüşler oldu. Tabii bir de müşterilerin ihtiyaçlarını anlama noktası var. FMC müşteri ihtiyaçlarına önem vermenin yanında, bu ihtiyaçlara yönelik ne yapabileceğini de sorguluyor. Müşteri ihtiyaçlarına yönelik aksiyonlar alma anlamında çok dinamik bir firma.

FMC olarak Ar-Ge’ye verdiğiniz önemden bahseder misiniz? Yapılan Ar-Ge çalışmaları, bu çalışmalara ayırdığınız pay, sahip olduğunuz Ar-Ge merkezleri vb. kısaca anlatır mısınız?

FMC, Ar-Ge kapasiteleri anlamında güçlü bir firma. Özellikle insektisitler ve herbisitler konusunda birçok ürün ve mevcut çalışmaları bulunuyor. Birçoğu ABD’de olmak üzere dünya genelinde 23 Ar-Ge merkezine sahip. Tüm dünyada yeni moleküller geliştirebilme kapasitesi olan firma sayısı bir elin parmakları kadar çünkü yeni ürünler geliştirebilmek için ciddi bir kaynak ve bilgi birikimine ihtiyaç var. FMC her yıl Ar-Ge’ye yıllık cirosunun yüzde 8’i kadar bir kaynak ayırıyor. Biz de bu denli büyük bir kapasiteye sahip olmanın öneminin farkındayız ve buna göre hareket ediyoruz.

Next Article Circaden ve Benevia Mersin’de Büyük İlgi Topladı
Print
392 Rate this article:
No rating